Kaspersky: Tüketicilerin %43'ü Sosyal Kredi için Özel Verileri Paylaşacak | Teknobahçe

Kaspersky: Tüketicilerin %43’ü Sosyal Kredi için Özel Verileri Paylaşacak

Kaspersky, en son cred “Sosyal krediler ve güvenlik” raporunu yayınladı ve firmaların siber dayanıklılık geliştirmelerine yardımcı olmak için yeni bir Siber Kapasite Geliştirme Programı başlattığını duyurdu.

İnsanlar her zaman doğaları gereği sosyal olmuştur ve eylemlerimizin ve birbirimizle etkileşimlerimizin çoğuna rehberlik etmek için sosyal ipuçları aramaya eğilimlidirler. Dünya dijitalleştiğinden, sosyal medya ve dijital etkileşimler, artan sayıda insanın dünyalarıyla nasıl etkileşime girdiğidir.

Bu, çok büyük bir veri hacmi üretir ve dijital platformlar genellikle bu verilerden bireysel davranışların yanı sıra toplu davranış kalıpları hakkında derin bir anlayış geliştirir.

INSEAD Strateji İştiraki profesörü ve dijital dönüşüm uzmanı Prof. Dr. Chengyi Lin, “Dijital platformlar bireysel tercihlerden (ör. Facebook ve Pinterest hesapları.) tüketici davranışlarına (ör. Amazon, Netflix ve Google etkinliği) ve tek tek ifadelerden (ör. Twitter, TikTok ve Instagram.), toplanan akran incelemeleri ve öneriler (ör. LinkedIn, Uber ve Reddit).”

%73 çalışanlarda uzaktan çalışan siber güvenlik kılavuzu yok

Sosyal puanlama sistemleri – kullanıcıların davranışları ve internet üzerindeki etkilerine dayanan otomatik algoritmalar, çeşitli platformlar için tüketicilerin ve kitlelerin “sosyal kredisini” değerlendirmek için otomatik, algoritmaya dayalı bir yol olarak ortaya çıkmıştır.

Bankalar gibi finansal kurumlarla başladı ancak bugün aile yanında kalma hizmetleri gibi her şeyden devlet hizmetlerine yayıldı.

IoT, AI ve otomatik algoritmalar gibi gelişmekte olan dijital teknolojiler, fiziksel ve dijital dünyayı verilerle birleştirerek ve entegre ederek sosyal puanlama sistemine daha da yardımcı oldu.

COVID-19 ve bunun sonucu olarak çevrimiçi hizmetleri ve otomatik sistemleri küresel norm haline getiren sosyal distancing ile Kaspersky’nin raporu, insanların bu tür sistemlere dayalı hizmetlere ve indirimlere daha iyi erişim karşılığında kişisel verilerle parçalanmaya hazır olup olmadığını değerlendirmek için yararlıdır.

Kaspersky’nin anket sürümüne göre, katılımcıların neredeyse yarısı bir sosyal kredi sistemi duymuş ancak nasıl çalıştıkları konusunda net değil. Kaspersky’nin 21 ülkede yürüttüğü ‘Sosyal krediler ve güvenlik: derecelendirme dünyasını kucaklamak’ araştırması, katılımcıların %45‘inin şeffaflık konusundaki doğal zorlukları göz önüne alındığında bir sosyal kredi sisteminin arkasındaki çalışmaları anlamaya çalışırken sorun yaşadıklarını söyledi.

Kaspersky Digital Footprint Intelligence, güvenlik tehditlerinde anında sonuç sunacak

Ancak gerçek göz açıcı, tüketicilerin% 40’ının, daha iyi indirimler, fiyatlar veya özel hizmetler almak için hassas özel verileri paylaşmaya istekli olduklarını söyledi.

Bu da bizi şu soruya getiriyor: İnsanlar daha iyi indirimler ve hizmetler karşılığında kişisel bilgilerle ayrılmaya istekli olduklarında, tüketicilerin verileri çevrimiçi olarak ne kadar güvenli?

Ankette, katılımcıların% 51’inin, vatandaşlarını güvende tutmak için yapıldığı sürece hükümetin sosyal medya faaliyetlerini izlemekten memnun olduğu ortaya çıkıyor.

Sosyal derecelendirme Türkiye’de tüketicilerin %11’ini etkiliyor

Elde edilen bulgulara göre, Türkiye’de tüketicilerin %11’i kendileri hakkında sosyal medyadan toplanan bilgiler nedeniyle kredi almakta zorlandı. Sosyal medya ve benzeri hizmetleri en çok kullanan 25-34 yaş arası grup bu durumdan en çok etkilenen (%13) kesimlerden biri oldu. Finansal davranışlara göre kredi derecelendirme için bilinen mevcut düzenlemeler bulunurken, çevrim içi profillerden kişisel bilgi toplayan sistemler için herkes tarafından bilinen belirli bir kurallar çerçevesi bulunmuyor.

Kaspersky’nin hazırladığı raporda, insanların daha uygun fiyatlar, indirimler ve özel hizmetler için hassas özel verilerini paylaşabileceği sonucuna ulaşıldı. Aynı zamanda, tüketicilerin büyük bir çoğunluğunun sosyal medyayı dikkatli bir şekilde kullandığı ve bir grup kullanıcının kurumlara kişisel bilgilerine göz atma izni vermeyi düşünmediği de ortaya çıktı. Örneğin, araştırmaya Türkiye’den katılanların %33’ü kredi kartı başvurusu için yapılan kontrolleri hızla geçebilmek için profillerini paylaşmaya sıcak bakmadıklarını söyledi. Çocuğunu iyi bir okula yazdırmak (%12) veya kirada indirim (%11) için profilini paylaşmaya razı olmayanların oranı ise biraz daha düşük oldu.

Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi Avrupa Direktörü Marco Preuss, “Günümüzün dijital dünyasında sosyal derecelendirme sistemleri daha da yaygınlaşarak yalnızca bir tercih olmaktan çıkıp birçok hizmetin önemli bir parçası haline gelecek. Ancak, Kaspersky’nin dünya çapında yaptığı anket daha iyi teklifler için kişisel bilgilerini paylaşmaya sıcak bakmayan geniş bir kitlenin olduğunu gösterdi. Bu kişilerin görüşleri göz ardı edilemez. Geliştiriciler sosyal derecelendirme sistemlerine yapay zeka algoritmaları eklerken herkesin menfaati gözetilmeli, güven ve şeffaflık konusunda kafalarda soru işareti bırakılmamalı.” dedi.

Freie Universität Berlin’deki Çin Siyaseti Profesörü Genia Kostka şunları söyledi: “Geçmişte, çoğu ülkedeki düzenleyiciler ve politika yapıcılar sosyal derecelendirme sistemlerinin yaygın olarak benimsenme hızına ayak uyduramıyorlardı. Bugün, günlük yaşamın dokusuna giderek daha fazla dokunurken, gizlilik ihlalleri, ayrımcılık ve önyargılar gibi onlarla birlikte gelen riskleri tartışmak önemlidir. Toplumların bu tür teknolojileri kullanmak isteyip istemediklerini,nasıl kullanacaklarını,nasıl ve daha da önemlisi kim tarafından hangi amaçlarla kullanıldığını dürüst ve şeffaf bir şekilde tartışmaları gerekir.”

Kaynak: www.kaspersky.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir