Düzgün Eğitilememiş Çocuk: Yapay Zeka | Teknobahçe

Düzgün Eğitilememiş Çocuk: Yapay Zeka

Yapay zeka, artık filmlerdeki korkutucu ve bir o kadar dahice bir teknoloji olmaktan öteye geçti ve hayatlarımıza dokunmaya, belirli konularda da bize fikir verip yönlendirmeye başladı.

Yazımızın detayına inmeden önce yapay zekayı kısaca açıklayacak olursak yapay zeka, makine öğrenimiyle toplanmış ve oluşturulmuş anlamlı verileri gereken koşullara ve ihtiyaçlara göre hangisinin kullanılmasına karar veren bir teknolojidir. En basit örnekle telefonlarımız makine öğrenmesiyle öğrenirler. Her yaptığımız işlemle telefonumuz bizi daha yakından tanır ve gerekli durumlarda bize buna göre tepkiler verir.

Her ne kadar öğrenme sürecinde istatistik biliminden faydalanıyor olsa da iş yorumlamaya ve karar almaya geldiğinde insan faktörü devreye giriyor. Yapay zeka, insan teknolojisinin bir ürünü olduğu için başlangıç noktası daima kendisini oluşturan insan zekası olmak durumundadır.

Bu başta mantıklı gibi gözükse de aslında bir sorundur çünkü insanlar öğrenme ve geliştirme yapabilmeleri için makineleri programlar ve bu da yapay zekanın bilinçsiz bir ön yargıyla gelişmesi anlamına geliyor ki bu, ciddi sorunlara sebebiyet verebilme ihtimalini her zaman göz önünde bulunduruyor.

Haberimize devam edecek olursak yapay zekanın geçmişine baktığımızda şu anda bir çocuk olduğunu varsayabiliriz. Çocuklar ise kendileri düşünüp yargılayacak olgunluğa gelene kadar ise ebeveynlerini ve etrafında bulunan insanları örnek alıp taklit etmektedir, yabancı birisini gördüklerinde ise alışık bir surat olmadıkları için korkabilirler.

Bu durumlar maalesef yapay zeka için de geçerli. Geliştirici ekibin çok büyük çoğunluğunun beyaz olması, çoğu şirkette herhangi bir departmanda çalışan bir siyahinin bile olmaması, yapay zekanın siyah insanları algılamak konusunda bazen zorlandığını,yabancı muamelesi yaptığını gözler önüne örneklerle seriyor.

Bu tartışmaların başlangıç noktası 2017 yılında otomatik sabunluğun sadece beyaz ellere karşı hassasiyetinin olması ile başlamıştı. Technical Consepts tarafından oluşturulan sabunluğa gelen tepkiler üzerine firma bunun bir kusur olduğunu kabul ettiklerini çünkü firmada da çalışan siyahi birisi olmadığı için test etmeyi akıl edemediklerini fakat hemen çözüme başladıklarını açıklamışlardı.

2019 yılının Mart ayında bu sefer tartışmaları belki de en üst noktaya çıkartan olay meydana geldi. Yapılan araştırmalar sonucunda bir zamanlar revaçta olan sürücüsüz otomobillerin siyah insanları algılamada zorlandığını çünkü geliştirmelerin beyaz insanların tenine göre yapıldığını ve siyah insanlara yönelme olasılığının çok daha yüksek olduğunu gösterdi.

Teknolojideki ırksal ön yargının toplumda zaten fark etmediğimiz daha küçük ve zararsız şekilde de olduğunu belirten lens.ai kurucusu ve yapay zeka ile veri bilimi uzmanı Mike Bugembe, “Google’a ‘siyah kız’ yazarsanız, getireceği tek şeyin porno olduğu zamanlar vardı.” diyerek durumun ciddiyetini ve önemini açıklıyor.

Bunlar gibi bir sürü örnek verilebilir fakat şunu anlamış oluyoruz ki yapay zekada bir ırkçılık tanısı var. Bu onu geliştiren ekiplerden kaynaklı da olabilir, kendisinin daha fazla beyaz insan görerek öğretilmesi de. İleride bu teknolojilerin hastanelerde, işe alımlarda, davalarda kullanılacağını ön görmenin zor olmadığı bir dünyada, o koşullarda olaylara ve kişilere eşit yaklaşmasının nasıl sağlanacağı ise merak konusu.

Irkçılığın tekrardan gündem olduğu şu günlerde yapay zekanın da böyle bir ayrımda bulunması soruları da beraberinde getiriyor. Fakat yazımın başında belirttiğim gibi çocuklar ebeveynlerinin yaptıklarını taklit ederler…

Bu ayrımcılığı sadece ırkçılıkla bağdaştırmakta yeterli sayılmaz. Ön yargılı ve cinsiyetçi davrandığı da bir sürü örnek vardır. Bunları bilerek de çoğu zaman sorgusuz sualsiz ona inanmamız ise insanlığın içine düştüğü büyük bir tehlike.

Buna yüz tanıma teknolojisinden bir örnek vererek açıklığa kavuşturabiliriz. Çoğu ülkede yüz tanımayı düzenleyen herhangi bir yasanın bile bulunmamasını bir kenara bırakacak olursak Kimberly – Clark şirketinin yaptığı araştırmada yapay zekanın yüz tanıma konusunda kadınları ve siyahi insanları algılamakta zorlandığını gözlemlediklerini belirtti.

Aynı şekilde yüzü tanımlanan insanların geçmişine göre kararlar verebildiğinin gözlenmesi, geçmişi kötü olan bir insanın temiz bir insana göre haklı da olsa haksızmış tespitini çıkarttığın olayların görülmesi, gerçekten doğru kararlar verip veremeyeceği konusunda insanları ve geliştiricileri ciddi düşünceler içerisinde bırakıyor.

Çocuklarımızı ırkçılığa karşı eğittiğimiz gibi yapay zekaları da eğitebilir miyiz yoksa yapay zekayı ırkçılığa karşı duyarlı hale getirecek farklı bir yapay zeka mı üretmemiz gerek sorularının cevabını ise bize zaman verecek.

Kaynak: metro.co.uk

1 Comment

  • Gizem

    Böyle bir ayrımın olacağını hiç düşünmezdim. Ama çok doğru bir bakış açısı çocuklar ebeveynlerinin yaptıklarını taklit ederler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir